http://www.ehliyol.tr.cx

Selamun Aleyküm. Sitemize Hoşgeldiniz...




Sitemizden Yararlanmak İçin Giriş Yapın veya Kayıt Olun...




Hayırlı Vakitler Geçirmeniz Dileğiyle...



 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» Esselamu Aleykum
C.tesi Mart 28, 2015 11:47 pm tarafından Dilzar-ı_Sofi

» Murat Belet - Matem Ayi Albümü
Salı Mayıs 15, 2012 8:12 pm tarafından mihrimah

» GAVS HZ.'LERİNİ AĞLATAN HADİSE
Paz Ocak 29, 2012 6:20 pm tarafından kursi

» selamun aleykum
Perş. Mayıs 19, 2011 1:07 am tarafından Misafir

» babanın oğluna nasihati
Cuma Şub. 11, 2011 1:12 am tarafından yoluna kurban

» YA RABBİ NE BÜYÜK BİR KAPI.SEN MÜNKİR EYLEME!!
Ptsi Ocak 31, 2011 2:28 pm tarafından edep ya hu

» ilahi istekleri buraya
C.tesi Ara. 25, 2010 2:27 pm tarafından sedat06

» Radyo Yayınımız Başlamıştır...
C.tesi Ara. 25, 2010 12:48 am tarafından seher demir

» DUANIZA İHTİYACIM VAR
Ptsi Ara. 13, 2010 4:00 pm tarafından mimar

» Gavs hz.lerinin Zikir Hakkindaki Bütün Sohbetleri
Perş. Ara. 02, 2010 9:01 pm tarafından femeimusulmane

» ''UYY ULA BAHA SOFİLUK BULAŞMİŞ''
Paz Kas. 28, 2010 2:29 am tarafından chilelisofi

» GAVS HZ.'LERİNİN HİMMETİNE BAKIN
Paz Kas. 28, 2010 2:23 am tarafından chilelisofi

» GÜL AHMEDİM İLAHİ SÖZLERİ
Salı Kas. 23, 2010 5:09 pm tarafından Misafir

» kurban bayramı tebrik
Perş. Kas. 18, 2010 1:34 pm tarafından yoluna kurban

» virdi uzun sürenlerin dikkatine
Paz Kas. 14, 2010 1:16 pm tarafından Halise

BİR DUA
BİR HADİS
NAMAZ VAKİTLERİ
0537 927 27 45


Paylaş | 
 

 KISSADAN HİSSE

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Umeyr Arslan

avatar

Mesaj Sayısı : 90
Yaş : 32
NERDEN : gurbet
Kayıt tarihi : 05/08/09

MesajKonu: KISSADAN HİSSE   Cuma Eyl. 04, 2009 8:13 am

Bir zamanlar bir padişah vardı. Çok muazzam, mükellef bir köşk yaptırmıştı. İçinde her türlü dünya süsleriyle, ziynetleriyle donatmıştı. Bir gün o taraflara Allah dostlarından birinin yolu düştü. Padişah ihtimamla yaptırdığı sarayını o Allah dostlarından birinin yolu düştü. Padişah ihtimamla yaptırdığı sarayını o Allah dostuna da göstermiş, o Allah dostunu da sarayında gezdirmiş ve sormuştu : “Nasıl, sarayım güzel olmuş mu? Beğendin mi sarayımı? Allah dostu ona şu cevabı vermişti : “Padişahım, sarayında iki büyük ayıp var. Ben iki büyük ayıp gördüm sarayında.” Padişah bu cevaba sinirlenmiş, kızmış : “Nasıl olur da sarayımda iki büyük ayıp görebiliyorsun? Ben hiçbir noksan bırakmadım. Onu dünyanın altın ve gümüşlerini harcayarak süsledim. Senelerce emek verip bütün gücümü bu sarayın yapımında kullandım. Sen ise iki büyük ayıp gördüğünü söylüyorsun.” Allah dostu olan zat cevaben, “Darılmayın padişahım. Sizim sarayınızda gerçekten iki büyük ayıp vardır. Birincisi, yapılan saray birgün yıkılacak; bunca emek boşa gidecek. İkincisi ise bu sarayı binbir ihtimamla yapan zat da nihayet ölecek; sarayı bırakıp gidecek” deyince, padişah o zaman hakikatı görebilmiş, başlamış ağlamaya. “Çok doğru diyorsun.” demiş. “Gözümüz kör olmuştu, böyle bir gerçeği göremedik. O köşk, o saray yıkılacak. Sonunda toprağa karışacak. Ne kıymeti olabilir? Ve o saray ki yaptıran sahibi ölecek. Artık o neye yarar? Hakikat böyledir. Biz bu iki büyük ayıbını maalesef görememişiz.”
BU KISSAYA BİNAEN

Şeyh Fethullah Verkanisi (K.S.) iki kardeştiler. Bir kendisi, diğeri kardeşi Şehmuz. Şeyh Fethullah kendisine yol olarak ilim tahsilini seçti. Medreseye gitti. Daha sonra Seyda-i Tâği Hazretlerine gidip ona intisab etti. Seydaya hizmette bulunarak sâdâtı Nakşibendî’nin arasına karıştı. Sâdât-ı Nakşibendî olduğu içindir ki, kıyamete kadar, bu tarikatı Nakşibendî durduğu müddetçe, onun amel defteri kapanmayacak; kıyamete kadar ismi anılacak, kazancı yazılmaya devam edecek.

Kardeşi Şehmuz ise aksine dünyaya yöneldi. O da dünya cihetinden ilerledi. O kadar zengin oldu ki, her vilâyette bir mağazasını bulmak mümkündü. Bankalarda o zamanın parasıyla, banknot hariç kırkbin altını vardı. Bu kadar zengindi. Fakat sonunda, bu kadar zenginliğine rağmen, kıtlık yıllarında açlıktan öldü. Hatta kefen alacak para bulamadıklarından yorganının yüzünü söküp ona kefen yaptılar. Bugün için ismi kayboldu. Hiç kimse Şehmuz diye birinin yaşayıp yaşamadığını bilmemektedir. İşte dünyanın sonu. Dünyaya bel bağlamanın neticesi. Bunca zenginliği kendisine fayda vermediği gibi, öldüğü zaman kefen bile bulamadı.
Kardeşi Şeyh Fethullah ise yüzünü Allah’a çevirdiği için Alah ona kerem etti, lütfetti ve onu Sâdât-ı Nakşibendî’nin arasına aldı. Kıyamete kadar ismi anılacak. Her gün ona belki onbin, belki de yirmibin Fatiha okunmaktadır. Nakşibendî yolu olduğu müddetçe, tâ kıyamete kadar böylece devam edecektir.
İşte böyle, Allah yolunda gidenlerin zahmetleri kaybolmaz. Dünyada da, âhirette de zahmetleri boşa gitmez.menfaatleri, ticaretleri ebedü’l ebed devam eder.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
KISSADAN HİSSE
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ® (¯´¯`·.¸¸.->Tasavvuf :: ® (¯´¯`·.¸¸.->Genel Konular-
Buraya geçin: