http://www.ehliyol.tr.cx

Selamun Aleyküm. Sitemize Hoşgeldiniz...




Sitemizden Yararlanmak İçin Giriş Yapın veya Kayıt Olun...




Hayırlı Vakitler Geçirmeniz Dileğiyle...



 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» Esselamu Aleykum
C.tesi Mart 28, 2015 11:47 pm tarafından Dilzar-ı_Sofi

» Murat Belet - Matem Ayi Albümü
Salı Mayıs 15, 2012 8:12 pm tarafından mihrimah

» GAVS HZ.'LERİNİ AĞLATAN HADİSE
Paz Ocak 29, 2012 6:20 pm tarafından kursi

» selamun aleykum
Perş. Mayıs 19, 2011 1:07 am tarafından Misafir

» babanın oğluna nasihati
Cuma Şub. 11, 2011 1:12 am tarafından yoluna kurban

» YA RABBİ NE BÜYÜK BİR KAPI.SEN MÜNKİR EYLEME!!
Ptsi Ocak 31, 2011 2:28 pm tarafından edep ya hu

» ilahi istekleri buraya
C.tesi Ara. 25, 2010 2:27 pm tarafından sedat06

» Radyo Yayınımız Başlamıştır...
C.tesi Ara. 25, 2010 12:48 am tarafından seher demir

» DUANIZA İHTİYACIM VAR
Ptsi Ara. 13, 2010 4:00 pm tarafından mimar

» Gavs hz.lerinin Zikir Hakkindaki Bütün Sohbetleri
Perş. Ara. 02, 2010 9:01 pm tarafından femeimusulmane

» ''UYY ULA BAHA SOFİLUK BULAŞMİŞ''
Paz Kas. 28, 2010 2:29 am tarafından chilelisofi

» GAVS HZ.'LERİNİN HİMMETİNE BAKIN
Paz Kas. 28, 2010 2:23 am tarafından chilelisofi

» GÜL AHMEDİM İLAHİ SÖZLERİ
Salı Kas. 23, 2010 5:09 pm tarafından Misafir

» kurban bayramı tebrik
Perş. Kas. 18, 2010 1:34 pm tarafından yoluna kurban

» virdi uzun sürenlerin dikkatine
Paz Kas. 14, 2010 1:16 pm tarafından Halise

BİR DUA
BİR HADİS
NAMAZ VAKİTLERİ
0537 927 27 45


Paylaş | 
 

 sadatlar birini gönderir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 922
Yaş : 27
NERDEN : ELAZIĞ
Kayıt tarihi : 15/10/08

MesajKonu: sadatlar birini gönderir   Salı Haz. 23, 2009 12:20 pm

Ne garip insanlar var dünyada... O kadar keyiflenmiştim ki anlatamam. Ama bir o kadar da ders almıştım başıma gelenlerden. O günün hala tesirinde olduğum gibi. İki de dost edinmiştim ki hem de en saf ve en temizinden.
“Doktora için iki haftada bir Konya’ya gidip geliyordum”

“Malum, ekonomik olduğu için, rezilliğine rağmen treni tercih ediyordum”
“Aslında koridorda da dikkatimi çekmişlerdi.”
Bulunduğum kompartımana gelince merhabalaştık.
Oldukça da tatlı duruşları vardı. Lakin biraz gariban oldukları her hallerinden anlaşılıyordu . Hiç bir şeye aldırmadıkları da gözlerden kaçmıyordu.
“Hayırdır yolculuk nereye” dedim,
“Konya’ya, Mevlana’ya gidiyoruz.”
“Konya’yı biliyor musunuz”
“Yo bilmiyoruz ilk gidişimiz ikimizin de”
“Peki nasıl gezeceksiniz rastgele mi”
“Saadat birini gönderir inş”
Anladım ki sofi ikisi de.
“Peki kalacak yeriniz falan var mı Konya’da”
Bu sefer, daha da emin bir tavırla öteki
“kurban sadat birini gönderir inş dedik ya arkadaşım”
“Amenna” dedim. Fakat bu kadar kaygısız ve rahat oluşlarına olan kızgınlığımı ikisi de farketti.
Sakalları siyah ve gör olan;
“Hocam aslına bakarsan ne Konya’yı biliyoruz tam olarak, ne orada bizi gezdirecek birisi var, ne kalacak yerimiz, ne de paramız. kerim. Sadat görmüyor mu, Seydam birini gönderir elbet.”
Diyecek bir sözüm yoktu, tebesüm ettim ve pencereden bakmaya devam ettim. Bir süre sonra da uyumuşum.

* * *

Trenin acı düdüğü ile uyandım. Baktım ki sofiler de birbirinin omuzlarına uyumuşlar. Tren durunca onlarda gözlerini ovuşturarak kalktılar. Daha önceki gidiş gelişlerimden bilirim. Tren burada biraz fazla kalır. Aşağıya inip biraz hava alayım, gövdemin uyuşuklukları gitsin dedim. Sağa sola bakarak dolaştıktan sonra bir gazete iki ekmek ve helva alıp tekrar kompartımana döndüm. Bir gazete açıp ekmek ve helva ile harika bir ziyafet çektik. Bir iki karşılıklı kısa sorulardan ve cevaplardan sonra üçümüz de arkamıza yaslandık. Zaten kompartımanda üçümüzün dışında yolcular da olduğundan sohbete pek elverişli bir ortam yoktu.

Tren durur durmaz, herkesin o telaşlı toparlanmalarına bizler de karıştık yarı uykulu. Montlarımız, poşet ve çantalarımız, herkes kendi eşyalarını toparlama derdinde. Sanırsın ki olağan üstü bir hal var da orada bulunanlar bir an önce tehlikeli alanı terk etmek üzere toparlanıyor.

Bir an önce trenden inme telaşı içinde gerçekten birbirimizi unuttuğumuzu aşağıda karşılaşınca anladık. Kendi kendime oldukça kızdım garipleri unuttuğuma. “Bari tarif edeyim şunlara Mevlana’ya nereden gidileceğini, hangi arabalara nereden binileceğini" dedim.

Yanıma yaklaştılar ve “görüştürene maş. Helalleşek kurban, sizi kaybettik diye üzülmüştük” dedi gür sakallı olan.
“Gideceğiniz bir yer var mı ne yapacaksınız” dedim.
Gür sakallı olan; “sadat birini gönderir sen bizi kaygı etme kurban” dedi.
“Sabahın erken saatinde ne yapacak, nereye gidecek bunlar dedim kendi kendime”
“Sabah sabah nedersiniz, gelin benle. Dedim. Yolculuk boyunca oluşan muhabbetimize dayanarak “ aslanım siz ne manyak adamlarsınız, kafasızlar, böyle gezme mi olur, insan böyle rast gele yola çıkar mı. Ben yeğenim falan, bir grup talebede kalacağım. Sizi de onların evine götüreyim. Biraz dinlenir kahvaltı falan edersiniz.”

Eve gittik. Talebe arkadaşlarla tanıştılar, kahvaltı falan, bu arada talebelerle aralarında koyu bir muhabbet ve dostluk bir anda tesis edildi bile. Gerçekten çok şaşırdım. Ne samimiyet, sanki yıllardır ahbaplar.

* * *

Onları evde bırakıp üniversiteye gittim.
Geldiğimde biraz uyumuşlar ve öğle namazı için kalkmışlardı.
Bari dedim şunları götüreyim Mevlana ve civarını gezdireyim.
Mevlâna, Aladdin tepesi, Aladdin camii derken epey yer gezdik. Mevlana civarında bir nargile salonuna oturduk birer nargile istedik. Nargile içerken düşündüm. “Şunlara bak, ne kadar emin ve teslimiyet içindeler. Her şeyde “sadat birini gönderir “ diyorlar. Peki ben ne yapıyorum dedim. Trenden beri yanlarındayım. Eve götürdüm, kahvaltılarını ettiler, uyudular, bunca sıkışık işimin içinde öğleden sonramı bunlara ayırdım ve gezdiriyorum.”
“Farkında mısınız aslanım” dedim.
“Neyin farkında mıyız hocam” dedi zayıf olan.
“Neyin olacak aslanım” Sadat trenden beri beni siz iki kafasızın emrine verdi, bunca işim arasında yarım günümü sizi gezdirmekle geçiriyorum.”
Gür sakallı olan; “Farkında olmaz olur muyuz hocam, çıkmadan önce himmet istedik, Konya’yı bilen, sizin gibi yürekli, hoş sohbet birinin karşımıza çıkması için. Ne var bunda. Sadat bizi perişan eder mi. ’a şükürler olsun. Sizi tanımak, Konya’yı gezmek, ikiye katladı sevincimizi. Sadatın himmeti üzerinizden eksik olmasın inş.
“ razı olsun” dedim. Hallerine gıpta ederek.

* * *

Ertesi gün ben işlerimin yoğunluğu içinde kıvranırken, bir ara eve bir evrak için geldiğimde bizimkileri beni bekler buldum.
“Hayırdır sofiler, gönlünüzce gezebildiniz mi?” dedim.
Gür sakallı olan “evet hocam çok iyi oldu. razı olsun sizden. Vedalaşmaya geldik yarın gideceğiz de.” Dedi.
“Nasıl gideceksiniz? Bildiğim kadarıyla sizin paranız da yoktu.”
“Evet yok hocam. ’ın yardımı ve Sadat’ın himmeti hiç eksik olmadı. Kafile doğuya merkeze gidiyor, biz de onlara katılacağız. Ziyaretten sonra da Narlı’da ineceğiz. Oradan Maraş’a nasıl olsa gitmemiz için sadat himmet eder.”
Yarı şaka yarı ciddi; “Ulen her zaman dağa mazı yağmaz. İnş Narlı’dan Maraş’a kadar sadat sizi yaya yürütmüyor mu.”
Kahkahayla güldük ve kucaklaştık, çıkıp gittiler. Gerçekten yaya kalmalarını ve bu kadar tedbirsiz oluşlarının cezasını çekmelerini istiyor muydum. Ya da gerçekten tedbirsizler miydi. "amaann” dedim. “Bu işlere karışmamak lazım”
Ertesi günü dönerken hep onları düşündüm. Ulukışla civarında otobüs durdu ve lavaboya giderken cep telefonum çaldı. Gaziantep’den bir arkadaşım arıyordu. “Seni almaya geliyorum Maraşa’a müsaitmisin” dedi.
“Ben Konya’dan geliyorum yoldayım”
Arkadaşımın ısrarına dayanamayıp, Nurdağı’nda indim ve Gaziantep’e gittim. Okulundan bir hoca şiir kitabı çıkarıyormuş matbaaya gittik beraber. Mizanpajına falan baktık. İşimiz bittikten sonra;
“Hocam bu gün burada kal misafirimiz ol. Sohbet ederiz akşam” dediler
Yol yorgunluğu fena yüklenmişti üzerime Maraş’a dönmek, bir an önce kendimi eve atma kararımın kesin olduğunu görünce fazla ısrar edemediler.
Araba ile Maraş’a bırakma tekliflerini memnuniyetle kabul ettim.

* * *

Tam Narlı yol kavşağını geçiyorduk, yol kenarında bekleyenlerin ikisi tanıdık geldi ve içime doğdu.
“Hocam durur musun, lütfen geriye git biraz” dedim.
Aman ım. Baktım ki bizimkiler.
“Selamünaleyküm” dedim.
Hayretler içinde kaldılar beni görünce. “ve aleykümselam hocam” dediler
“Len manyaklar ne bekliyorsunuz burada” dedim.
“Maraş’a gideceğiz araba bekliyoruz “
“Atlayın len kafasızlar dedim muhabbetle”
Araba hareket edince, gür sakallı olan; “Hocam bir dost istemiştik sadattan bizi Maraş’a götürmek üzere ama, vallahi sizi gönderecekleri aklımıza bile gelmezdi”
“İnş Narlı’dan Maraş’a yaya yürürsünüz” dediğim aklıma geldi
“Ben sizin işinize karışmam aslanım. Ama bana da dua etmeyi ihmal etmeyin” dedim.

bizede dua edin inşaAllah
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.ehliyol.tr.cx
Halise

avatar

Mesaj Sayısı : 19
Yaş : 27
NERDEN : bilecik
Kayıt tarihi : 13/06/10

MesajKonu: Geri: sadatlar birini gönderir   Perş. Ekim 28, 2010 9:58 am

SADATIN SOFİSİ İŞTE :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
okyanus

avatar

Mesaj Sayısı : 84
Yaş : 29
NERDEN : tokat
Kayıt tarihi : 23/07/10

MesajKonu: Geri: sadatlar birini gönderir   Cuma Ekim 29, 2010 8:47 pm

HAY MAAŞALLAH..

_________________
MEZARDAKİLERİN PİŞMAN OLDUKLARI ŞEYLER İÇİN, DÜNYADAKİLER BİRBİRİNİ YİYİP BİTİRMEKTEDİR (HADİS-İ ŞERİF)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: sadatlar birini gönderir   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
sadatlar birini gönderir
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ® (¯`·.¸.->Hizmet Nimettir :: ® (¯´¯`·.¸¸.->Menzil Hatıraları-
Buraya geçin: